Lilith ve içsel dönüşümün Simyası
Çığlıktan Şifaya…
Günlerdir içimizdeki o vahşi kadını, bastırılmış öfkeleri ve haritamızın en karanlık köşelerinde saklanan Lilith’i konuşuyoruz. Hepimiz nerede yaralandığımızı, nerede haksızlığa uğrayıp isyan ettiğimizi artık çok iyi biliyoruz. Ama şimdi asıl can alıcı soruya geldik: Peki şimdi ne olacak? Bu öfkeyle, bu acıyla ömür boyu yaşayacak mıyız? Elbette hayır. İşte tam bu noktada devreye kadim bir büyü, yani „Simya“ giriyor.
Kadim simyacılar, değersiz olan kurşunu altına dönüştürmenin yollarını ararlardı. Ruhsal simya da tam olarak budur: İçindeki o ham, yıkıcı ve seni yoran Lilith öfkesini (kurşunu), muazzam bir içsel güce, karizmaya ve şifaya (altına) dönüştürmek. Lilith’in simyası, cennetten sürülmüş olmayı bir mağlubiyet değil, kendi krallığını kurmak için bir özgürlük biletine çevirme sanatıdır.
Peki bu değişim ve dönüşüm nasıl başlayacak?
İlk yapman gereken, o içindeki „karanlık ve hırçın“ taraftan korkmayı bırakmak. Dönüşüm, o bastırdığın duygularla kavga ederek değil, onları kabul ederek başlar. Öfkeni seni yakıp kül eden bir yangın gibi kullanmak yerine, seni ileriye taşıyacak bir yakıt olarak kullanmayı öğreneceksin. İlişkilerinde köleleştiğin için mi öfkelisin? Bu öfkeyi partnerine bağırıp çağırarak harcama; git ve hayatına kimsenin aşamayacağı o çelikten sınırları çiz. Kariyerinde otoriteye mi bilendin? O öfkeyi gidip kendi işinin, kendi hayatının patronu olmak için bir motivasyona dönüştür. İşte gerçek simya budur; enerjinin yönünü değiştirmektir.
Unutma, tohum toprağın o kapkaranlık, baskıcı bağrına gömülüp paramparça olmadan filizlenemez, çiçeğe duramaz. Yaşadığın o içsel krizler, değişim ve dönüşüm sancıları senin sonun değil; tam aksine ham madden olan o elmasın ortaya çıkması için gereken yoğun basınç odasıdır. İçindeki Lilith’in çığlığını duydun, şimdi o çığlığı kendi hayatının en büyük süper gücüne dönüştürme vakti. Kendi karanlığının simyacısı olmaya hazır mısın?
Leave a Reply